FINANSBANK PRIVATE BANKING

  • Brüksel
  • Brüksel
  • Brüksel

BRÜKSEL

Genel Bilgiler

Nefes kesici Ortaçağa özgü merkezinden, Sürrealizmin izlerini taşıyan 21. yüzyıl tapınağına kadar, Brüksel, ziyaretçilerine sadece bira ve çikolatadan daha fazlasını sunuyor.

Brüksel’in şehir merkezi, Grand-Place’ye açılan parke taşlı caddeler boyunca barlar, restoranlar ve müzelerle doludur. Süslü lonca evleri, etkileyici Town Hall (Belediye Sarayı) ve uğultulu atmosferi düşünüldüğünde, tüm Avrupa’da daha güzel bir meydan bulmak zor olsa gerek.

Léopold II döneminin Parizyen bulvarları, büyükelçilikler, bankalar ve büyük apartmanlar ile dolu iken; Sainte Cathérine, St-Gilles’in Art Nouveau bölgesi ve Ixelles, sakin dükkanları ve restoranları ile kalabalığı kendine çekmektedir. Şehrin, René Magritte’nin yarattığı Sürrealist akım ile Herge’nin kahramanı Tintin ile uzun süren bir flörtüne tanıklık edersiniz.

Nereleri Görmeli?

Atomium

Léopold II 1909 yılında, Brüksel’in en önemli bölgelerinden, 500 dönüme yayılmış Heysel’i miras bırakmış. Buranın kuzeybatısına doğru geniş sergi alanları yerleştirilmiştir. Bununla birlikte, bu yerin en önemli simgesi, geçici bir yapı olarak 1958 Dünya Fuarı için inşa edilen, bir oksijen molekülünün devasa bir modeli olan Atomium’dur. Atomium metal “dış yüzeyinin” değiştirilmesinden sonra, büyük bir yenilemenin ardından 2006’da yeniden açılmıştır. En yüksek alan tüm bölgenin panaromik bir görüntüsünü sunmaktadır; alt alanda ise bir sergi bulunmaktadır.

Belçika Çizgi Roman Merkezi

Sessiz film ve animasyonla birlikte, Belçika çizgi romanının tarihi, Victor Horta tarafından tasarlanan Grand Magasin Waucquez’de sergilenmektedir. André Franquin (hep kazaya uğrayan Gaston Lagaffe’nin yaratıcısı), ve Georges Remi (Hergé) (Tintin’e hayat veren kişi) gibi erken dönem ustalarının orijinal çizimlerine modern zamanın çizgi filmleri, geçici sergiler, etkileyici bir akademik kütüphane, çocuk kütüphanesi ve pub burada eşlik etmektedir.

Grand-Place

Dar ve parke taşlı caddelerden oluşan bir doku, birdenbire Orta Çağlardan beri Brüksel’in ekonomik ve sosyal kalbi olan geniş Grand-Place’e açılır. 15. yüzyılda inşa edilen, asimetrik Hôtel de Ville, filigran gotik binalar dizisine baskın gelmektedir. Bunun 96 metrelik (315 fit) çan kulesi St. Michael’in yaldızlı bakırdan heykeli ile kaplıdır. Town Hall’un karşısında, en az onun kadar büyüklüğe sahip olan, 1515 yılında işletmeye alınan ve 1890’larda yeniden inşa edilen Maison du Roi bulunmaktadır. Bazen Hapsburg monarşisinin ikinci evi olarak kullanılan bina şu anda, küçük koleksiyonu Manneken-Pis’in giydiği kostümlerin yanı sıra duvar halıları ve altar panolarını içeren Musée de la Ville de Bruxelles’e evsahipliği yapmaktadır. Savurgan lonca evlerinden oluşan bir dizi meydanın dikdörtgen siluetini tamamlamaktadır- 10 numara hala bira yapımcılarının loncasına, Maison de l'Arbre d'Or’a evsahipliği yapmaktadır. Grand-Place’de sık sık etkinlikler, gösterimler ve pazarlar yapılmaktadır.

Rue de l'Etuve Heykeli

Rue de l'Etuve, Grand-Place’nin azametinden işeyen bir erkek çocuğunun bronz heykeli ile ayrılır. Jérôme Duquesnoy’un yaptığı bu heyken belki de yangınları idrarları ile söndüren, efsanevi köylü erkek çocuklarına atfen 1660’lı yıllarda yapıldı.

Mini-Europe

Atonium’un yanında yer alan Mini-Europe, Avrupa’yı Eiffel Kulesi, Westminster ve yıkım sürecindeki Berlin Duvarı’nın aslına uygun minyatürleriyle birlikte kısa bir yürüyüşle görülebilecek bir boyutta. En son eklenenler arasında ise Prag, Bratislava ve Vilnius bulunmaktadır.

Belvue Müzesi

Bu eğlenceli müze, 1830 yılında Napoleon’un Waterloo’daki yenilgisinden bu yana Belçika tarihinin en önemli dönemlerine ayrılmıştır. Sürekli koleksiyonun teması ülkenin hükümdarlarının her birinin dönemi etrafında şekillenmektedir. Binanın kendisi, bağımsız devletin kurulmasına yol açan 1830 Belçika Devrimi’nin alanına yerleştirilmiştir.

Kakao ve Çikolata Müzesi

Grand-Place’nin köşesindeki bu lezzetli küçük müze Belçika’nın en ünlü ürünlerinden birine evsahipliği yapmaktadır. Eski Maya İmparatorluğu’ndan bu yana çikolatanın tarihini izlemekte ve görsel-işitsel sunumlar ve çikolata sanatının ustalarının gösterimleri dahil bu modern tatlı lezzetinin yapımında yer alan üretim süreçlerini açıklamaktadır.

Musée du Cinquantenaire

Léopold II tarafından düşünülen her şey fazlaca heybetli. Belçika’nın kurtuluşunun 50. yıldönümünü anmak için inşa edilen Parc du Cinquantenaire da bir istisna değildir. Kuzey kanatta yer alan Musée de l'Armée, klasik uçakların ilginç bir sunumuna sahiptir ve giriş ücretsizdir. Bununla birlikte, Musée du Cinquantenaire alanın ana çekim alanıdır. Tarih öncesinden şimdiye kadar uzanan, beş kıtadan farklı koleksiyonu ile iftihar eden müze, Victor Horta tarafından tasarlanan yeni sanat akımı mobilyaları ve yüzyıllar öncesinden dantel örneklerini içermektedir. Çizgi roman fanları da bazı tanıdık parçalar bulabilirler – geniş Mısır koleksiyonu, Hergé dahil Belçika’nın sanatçıları için ilham kaynağıydı.

Musée Horta

Mimar Victor Horta (1885-1946), öncelikle neo-gotik tarzda, yeni sanat akımında ve daha sonra modernist tarzda 110 bina yapmaya çalışmıştır. Bunların çoğu (Hôtel Solvay, Avenue Louise 224, ve Avenue Palmerston 4’teki Hôtel Van Eetvelde gibi) hala ayakta durmaktadır. Bununla birlikte, Musée Horta (mimarın önceki evi ve stüdyosu) güzel bir şekilde korunmuş ve bugün müze olarak kullanılmaktadır. Ayrıntılara gösterilen dikkat, dikey posta kutusundan, oyulmuş merdivenin cephesinde ince bir şekilde yazılmış 25 numara yazısına ve bir mermer mozaiğin ince bir Amerikan dişbudakın etrafını çevirdiği yemek odası zeminine kadar bütün bina boyunca görülür. Gizli ön kapıların teatral bir şekilde düzenlenmesi mimarın, birbirlerinin farkında olmadan farklı toplumsal ve dini tabakalardan gelen misafirleri ağırlamasına olanak vermiştir.

Belçika Güzel Sanatlar Krallık Müzesi

Belçika’nın en önemli müze kompleksleri Royal Place’ye yakın bir yerde konumlanmıştır. Bu kompleks içerisinde 14. Yüzyıldan modern zamanlara dek uzanan koleksiyonları bulunan üç zengin müze bulunmaktadır. Charles de Lorraine’nin önceki sarayında bulunan The Musée d'Art Ancien (Antik Sanat Müzesi) Rubens, Bouts ve Memling’in eserleriyle Eski Ustaları ile ön plana çıkar. Genç ve Yaşlı Brueghel ve Hieronymus Bosch’un koleksiyonları küçüktür çünkü Belçika’nın yabancı ustaları, kendi hazinelerini kendileriyle birlikte götürmüştür. Bir koridor Musée d'Art Moderne’e (Modern Sanat Müzesi) uzanır ve burada René Magritte ve Paul Delvaux tarafından yapılmış unutulmayacak eserler dahil, Belçikalı Sürrealistlerin muhteşem bir koleksiyonu bulunur. Picasso, Chagall, Henry Moore ve Francis Bacon da burada temsil edilmektedir. Yeni Musée Magritte üç kata yayılmıştır ve Magritte’nin sanatının ve onun bağlamının kronolojik bir incelemesini sunmaktadır.

Doğa Bilimleri Müzesi

Avrupa Parlamentosu’na yakın bir yerde bulunan ve dünyadaki en iyi dinozor koleksiyonuna sahip olduğu söylenen (başrollerde Bernissart’ın otçul dinozorları bulunmaktadır) bu büyüleyici müze aynı zamanda Arktik ve Antarktik bölgelerin özel bir sunumu ile de ön plana çıkar. Yaygın bir sabit deniz memelileri sergisi bulunmaktadır. Hala yaşayan ve soyu tükenmiş olanlar dahil vahşi yaşamın tüm biçimleri ve mineraloji burada sergilenmektedir.

Krallık Sarayı

Brüksel’in en zengin binalarından ve en dikkat çekici yerlerinden bazıları, demir çubuklu, üç şeritli caddeleri ve merkezi bir çeşmesi bulunan, 1870’li yıllarda yapılan bir park olan Parc de Bruxelles’in etrafında kümelenmiştir. Güneydoğu köşesinde, Prince of Orange ve Place du Trône’nin eski evleri olan Palais des Académies ve burada Léopold II’nin ata binmiş etkileyici bir heykeli bulunmaktadır. Parc de Bruxelles’in karşısında, 19. yüzyılda King William I tarafından başlatılan ve daha sonra Léopold II tarafından genişletilen, Palais Royal yer almaktadır. Kraliyet ailesi şu anda Kuzey Brüksel’de, Laeken’de yaşıyor. Bununla birlikte, saray hala devlet görevleri için kullanılmaktadır. Saray, her yaz, Taht Odası, avizeleri, duvar halıları ve muhteşem yemek odası ile sergiye açılmaktadır.

Place du Grand-Sablon

Şehirdeki en küçük meydan olmasına rağmen, Place du Grand-Sablon rahat bir tarzı temsil etmektedir. Notre-Dame du Sablon meydana hakim konumdadır. Okçuların loncası için sıradan bir ibadet odası olarak başlamış ancak Antwerp’ten Meryem Ana heykelinin (bilinen büyülü iyileştirici etkileriyle birlikte) 1348 yılında gelmesinden sonra, popülerliği önemli ölçüde artmıştır. Bina, genişletilerek her yıl düzenlenen Ommegang törenine hala evsahipliği yapan etkileyici bir gotik kiliseye çevrilmiştir. Bu alan, antika satıcıları için büyük bir merkezdir ve haftasonları kalabalık bir antika ve kitap piyasasını ağırlamaktadır. Sablon bölgesinin etrafında gezinmeye değer. Çekici Impasse Saint-Jacques gibi büyüleyici çıkmaz sokaklar meydana ve gölgeli alanlara açılır.Yakında bulunan Place du Petit-Sablon, şehit-kahramanlar Egmont ve Hornes ve kartograf Mercator dahil, merkezindeki büyük heykellerle 16. yüzyıl loncalarını temsil eden 48 bronz heykel ile çevrili küçük ve yeşil bir meydandır.

Alışveriş

Klasik bir Brüksel hediyesi ne diye sorarsanız, tabii ki çikolatadır. Taze kremalı cevizli şekerlemeler ise Wittamer, Place du Grand Sablon’da satılmaktadır. Grand-Place 27’deki şubesi de dahil pek çok şubeye sahip olan üst kalite Neuhaus da bakılacak isimlerden bir diğeridir.

Belçika bisküvilerine gelirsek... Dandoy, rue au Beurre 31,ağzınızda eriyen acı badem kurabiyeleri ve Brüksel’e özgü, çıtırdayan, zencefilli bisküvi, speculoos üretir.

Beermania, Chaussée de Wavre 174’de 400 çeşit Belçika birası ve bunları tamamlayan bardaklar vardır. Şık avenue Louise and avenue de la Toison d'Or caddelerinin etrafında, tasarımcı giysileri dükkanları ve ana cadde mağazaları kümelenmiştir. Avenue Louise üzerindeki kilit alışveriş noktaları, yumuşak tonlarda, gerçekçi günlük giyim için 21 numarada pek çok moda butiklerinden biri olan Caroline Biss ve kaliteli şaraplar için 175 numaralı Les Enfants d'Edouard’dır.

Çocukların ve yetişkinlerin zevkleri de, Brüksel’deki pek çok çizgi roman dükkanından karşılanmaktadır. Bunların arasında rue de la Colline 13’da bulunan merkezi konumdaki La Boutique Tintin’dir. Brüksel danteli Grand-Place 23’te, F Rubbrecht’te veya Galerie de la Reine 6-8’de şehrin en büyük dantel yapımcısı Manufacture Belge de Dentelle’de satışa sunulmaktadır. Grand-Place’nin etrafındaki hediyelik dantel dükkanlarının çoğu otantiktir.

Brüksel’in Gece Hayatı

Brüksel’in Avrupa’nın kalbindeki konumu başlıca artistleri ve yeni ortaya çıkan starları burayı ziyaret etmeye teşvik etmektedir. Bununla birlikte, şehrin kendine özgü, çarpıcı bir yerel manzarası vardır. 1920’lerden bu yana bir çok yerde yıl boyunca canlı caz müziği dinleme imkanınız var. Brüksel’deki yeni kulüpler, şehrin pek çok barı ve İrlanda pubunda vakit geçirdikten sonra, Brüksellileri ve turistleri ağırlamaktadır. Matonge bölgesi Afrikalı seslerinin izinin aranacağı yerken, en iyi kulüpler Place de St-Géry, Manneken-Pis ve Marolles bölgesinde yer almaktadır.

Nerede Kalmalı?

Conrad Hotel,171, Avenue Louise, 1050 Brussels
Rocco Forte Hotel Amigo, 1-3, Rue de l’Amigo, 1000 Brussels
Royal Windsor Hotel Grand-Place,5, Rue Duquesnoy, 1000 Brussels
Be Manos, Boulevard de Waterloo 30, 1000 Brussels

Nerede Yemeli?

Comme Chez Soi, 23, Place Rouppe, 1000 Brussels
Villa Lorraine, 75, Avenue du Vivier D’Oie, 1000 Brussels
La Truffe Noire,12, Boulevard de la Cambre, 1000 Brussels
Aux Armes De Bruxelles,13, Rue des Bouchers, 1000 Brussels
Cospaia,1, Rue Capitaine Crespel, 1050 Brussels
Belga Queen Brussels ,32, Rue Fossé aux Loups, 1000 Brussels
Le Chalet de la Forêt ,43, Drève de Lorraine, 1180 Brussels
Museum Brasserie 3, Place Royal, 1000 Brussels

Barlar ve Klüpler

Jeux d’Hivers, 1, Chemin du Croquet, 1000 Brussels
Barsey, 381-383, Avenue Louise, 1050 Brussels
Le Seigneur,389, Chaussée de Tervuren, 1410 Waterloo
Les Halles St Géry, Place St Géry, 1000 Brussels
Carré , 2, Koning Léopoldlaan, 2830 Willebroek
Louise Gallery ,Level -1, Gallerie Louise, 1050 Brussels